Resmi Olmayan Bahis Siteleri
Pazartesi, 19 Tem 2010 yorum yok

Resmi Olmayan Bahis Siteleri


Yasal bahis siteleri dışında internette online bahis oynatan yüzlerce site var. Bunların büyük bir çoğunluğu yasaklı ve erişimleri mahkeme kararlarıyla engellenmiş olsa da, bu yasaklar teknik imkanlarla aşılabiliyor. Yasal olmadıkları için riskli olan bu sitelerin Türk kullanıcılar tarafından bu kadar büyük ilgi görmesinin önemli nedenleri var. Bunları genel olarak şöyle sıralayabiliriz:

• Devlete vergi ödenmediği için çok daha yüksek bahis oranları, kombine bahislerle bu oran daha da artıyor.

• Her maçta tek maça oynama imkanı; iddaa programında genelde bir kuponda en az üç maç seçilmesi gerekiyor ki, bu da kuponu tutturma ihtimalini oldukça düşürüyor.

• Hesabınızda 0,1 euro kalsa bile bahis oynayabiliyorsunuz, resmi bahis sitelerinde ise en az 2 TL’lik kupon yapmak zorundasınız.

• Canlı bahis yapma avantajı sıcağı sıcağına takip ettiğiniz maçları daha heyecanlı bir hale getiriyor.

• Çok geniş bahis yelpazesi ve bahis seçeneği, para kazanma olasılığınızı artıyor.

Bu yazı CHIP dergisinin Temmuz 2010 tarihli sayısının eki olan “Herkes internette Para Kazanabilir” kitapçığından alınmıştır.

İddaa oynuyorsanız ve iddaa kuponu yaparken kullanılabilecek taktikleri merak ediyorsanız:

İddaa Bahis Sistemi Kitabı İlginizi Çekebilir!

Sorularınızı ve görüşlerinizi yorum yazarak bildirebilirsiniz.

Ortak Ticaret

Türkiye’de Bahis Gerçeği
Pazar, 18 Tem 2010 yorum yok

Türkiye’de Bahis Gerçeği

İnternet kullanımının yaygınlaşması da bahis pazarını büyüten en önemli etkenlerden biri oldu. Eskiden sadece büfelerden yapılabilen bahisler, artık birkaç dakikada oturduğunuz yerden bahis siteleri aracılığıyla yapılabiliyor. İnternette bu alanda yayın yapan site sayısı hayli fazla. Bu siteler para yatırma ve para çekme konusunda müşterilerine kolaylık sağlayarak ve bahislerini yüksek tutarak birbirine üstünlük kurmaya çalışıyor. Türkiye’de kredi kartına sahiplik oranının yüksek olduğu düşünüldüğünde sanal bahse olan ilginin bir diğer nedeni daha ortaya çıkıyor. Ayrıca verdikleri yüksek bahis oranları da bu siteleri cazip hale getiriyor. Bu yüksek oranların, sanal bahis şirketlerini vergi vermemesinden kaynaklandığını söylemeye gerek yok. Türkiye’de sanal bahis oynatmak kanun dışı olduğu için bu siteler genellikle İngiltere, Kıbrıs ve Malta kaynaklı çalışıyorlar. Sanal bahis olayı rakamlarla incelendiğinde durum çok daha rahat gözlemlenebiliyor. Betsson, Bwin ve Betfair gibi bahis siteleri her gün on binlerce kullanıcı tarafından ziyaret ediliyorlar. Betfair web sitesi yöneticisi Mark Davies, üçüncü yılına giren web sitesine günde 75 bin bahisçinin geldiğini, yoğun saatlerde dakikada 12 bin bahis kabul ettiklerini belirtirken, bu rakamların geçen seneye göre 1 kat arttığını söylüyor. Yabancı bahis şirketleri Türkiye’deki potansiyeli fark ederek, sitelerine Türkçe dil seçeneğini ekliyor. İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre 400 bin Türk sanal kumar oynuyor. Beteurope’un kayıtlı Türk üye sayısı 150 bin civarında. Online bahis sektörünün en önemli gelir kaynağını İngiliz bahisçiler oluşturuyor. Araştırmalara göre İngilizlerin %75’i sanal bahis şirketlerine para yatırıyor.

Sektörde dönen para çok büyük miktarda olduğu için maça etki den en ufak faktörler, çok belirleyici birer rol üstleniyor. Bu bağlamda futbolcuların maçta yaptığı olumlu ya da olumsuz hareketler büyük paraların el değiştirmesi demek. Son dünya kupasında David Beckham’ın ayağından gelen bir golle maçı kazanmasının ekonomiye 100 milyon sterlin kazandırdığı bahis şirketleri tarafından açıklandı. Ayrıca, bahis şirketlerinin 2006 yılının ilk altı ayında sponsorluk anlaşmaları ile yapmış oldukları harcamalar 300 milyon sterlini geçmiş durumda.

Bu yazı CHIP dergisinin Temmuz 2010 tarihli sayısının eki olan “Herkes internette Para Kazanabilir” kitapçığından alınmıştır.

İddaa oynuyorsanız ve iddaa kuponu yaparken kullanılabilecek taktikleri merak ediyorsanız:

İddaa Bahis Sistemi Kitabı İlginizi Çekebilir!

Sorularınızı ve görüşlerinizi yorum yazarak bildirebilirsiniz.

Ortak Ticaret

Bahis Sektörünün Yıldızı FUTBOL
Cumartesi, 17 Tem 2010 yorum yok

Bahis Sektörünün Yıldızı FUTBOL

Futbol uzun yıllardır bir küreselleşme sürecinin içinde. Kendi içinde devamlı yeni akımlar geliştiren ve böylelikle özellikle ekonomiyi büyük ölçüde etkileyen futbolun, son yıllarda dünya piyasalarına yaptığı en büyük etki bahis sektörü. Aslına bakılırsa bahis sektörü futbolla veya herhangi bir spor dalıyla sınırlandırılamayacak kadar büyük bir sektör. Günümüzde yeni ABD başkanının kim olacağından, hangi yıldızın kimle aşk ilişkisi yaşayacağına; Fidel Castro’nun ne zaman öleceğinden, Eurovision’u hangi ülkenin kazanacağına kadar yüzlerce çeşit bahis mevcut. Çok büyük paraların döndüğü bu sektörde, birçok insan bahis oynayarak para kazanmayı meslek haline getirmiş durumda. Bahis sektörünün bel kemiğini spor oyunları oluştururken, en büyük pazar futbola ait.

Bahis sektörünün en popüler alanı futbol. Futbol bahislerinde dönen para milyarlarca dolarla ifade ediliyor. Futbol dünya çapında inanılmaz ilgi gören bir alan. Futbolu günü gününe takip eden, maç sonuçlarını düzenli olarak kontrol eden izleyici sayısı çok fazla. Dolayısıyla bir çok insan futbola olan ilgisini ve bilgisini paraya çevirmek istiyor. Böylece hem zevk aldığı şeyi iyi bir şekilde takip ediyor, hem de bu işten para kazanma fırsatını elde ediyor.

Batıda 1930’lu yıllara dayanan futbol bahis sektörü, bizde çok yeni. İş resmiyete dökülmeden, yani ilk yasal bahis oyunu İddaa kurulmadan önce bu iş yasadışı şekilde yapılıyordu. İddaa’nın hayatımıza girmesiyle birlikte işin çehresi birden değişti. İnsanlar bu oyunu inanılmaz bir şekilde benimsediler. Her caddeye bir İddaa bayisi açıldı. Gazeteler haftanın bazı günleri çeşit çeşit “İddaa’da kazandıran” ekler yayınlamaya başladı. Televizyonlarda bununla ilgili programlar yapılmaya başlandı. Bu inanılmaz ilgi sonucunda Türkiye 8 milyar dolarla “devlet eliyle oynatılan” bahis liginde dünyada üçüncülüğe yerleşti. İddaa Genel Müdür Yardımcısı Kerem Ertan, Türkiye’deki potansiyele dikkat çekiyor ve 2004 yılında faaliyete geçen İddaa’nın her yıl beklentilerin yüzde 25 üzerinde büyüdüğünü belirtiyor.

Bu yazı CHIP dergisinin Temmuz 2010 tarihli sayısının eki olan “Herkes internette Para Kazanabilir” kitapçığından alınmıştır.

İddaa oynuyorsanız ve iddaa kuponu yaparken kullanılabilecek taktikleri merak ediyorsanız:

İddaa Bahis Sistemi Kitabı İlginizi Çekebilir!

Sorularınızı ve görüşlerinizi yorum yazarak bildirebilirsiniz.

Ortak Ticaret

Bahis için İpuçları
Cuma, 16 Tem 2010 yorum yok

Bahis için İpuçları


Bahislerde başarılı olmak için öncelikle şu altın kurallara dikkat edin:

• Mümkün olan en az sayıda (genelde 3 maç) bahis yapın.

• En çok güvendiğiniz maçları seçin.

• Bahis yapmanın bir şans oyunu olduğunu unutmadan “kaybettiğinizde üzülmeyeceğiniz” , “sizi riske atmayacak” para miktarı ile bahis yapın.

• Kaybettiğinizde asla hırs yapmayın.

• Öncelikle bahis yapmayı bir eğlence aracı olarak düşünün.

• Asla para kazanma yolunuz ve şekliniz olarak uzun vadeli bahis düşünmeyin, istatistiksel olarak burada başarısız olma ihtimaliniz, başarılı olma ihtimalinize göre çok daha yüksek.

• Tahmin yapan site, basın yayın kuruluşu, arkadaş, forumlar gibi yerlerden aldığınız tahminleri mutlak doğru olarak görmeyin. Mutlaka kendi düşünce ve şansınızı oyununuza katın, böylece yaptığınız bahisler daha heyecanlı bir hale gelecektir.

Bu yazı CHIP dergisinin Temmuz 2010 tarihli sayısının eki olan “Herkes internette Para Kazanabilir” kitapçığından alınmıştır.

İddaa oynuyorsanız ve iddaa kuponu yaparken kullanılabilecek taktikleri merak ediyorsanız:

İddaa Bahis Sistemi Kitabı İlginizi Çekebilir!

Sorularınızı ve görüşlerinizi yorum yazarak bildirebilirsiniz.

Ortak Ticaret

Şans ve Bahis Oyunları Sektör Araştırması
Perşembe, 15 Tem 2010 yorum yok

Şans ve Bahis Oyunları Sektör Araştırması

İnternet kullanımının yaygınlaşması bahis pazarını büyüten en önemli etken oldu. Eskiden sadece büfelerden yapılabilen bahisler, artık birkaç dakikada oturduğunuz yerden bahis siteleri aracılığıyla yapılabiliyor.

Kısa yoldan para kazanmanın en rağbet gören yollarından biri de şans oyunları. Gerek milli piyango çekilişleri olsun, gerekse bahis oyunları, ülkemizde de her gün milyonlarca kişi tarafından oynanıyor. Özellikle bahis oyunları sektörü o kadar büyüdü ki, resmi bahis kurumu iddaa’nın online versiyonu bilyoner.com’dan sonra oley.com ve nesine.com gibi özel kuruluşlar da yasal bahis bayii olarak bahis sektörüne girdiler.

Devlet Denetleme Kurulu (DKK), Türkiye’de bir ilke imza atarak “şans ve bahis oyunları” sektörünü masaya yatırdı. Bu amaçla özel bir kamuoyu araştırması da yaptıran DDK, çarpıcı sonuçlara ulaştı. Ankete katılanlar içinde açlık sınırında gelire sahip olduğu halde umudunu şans oyunlarına bağlayanlar dikkati çekti. Öncelikle anketin çarpıcı sonuçlarına bir bakalım:

Yılda 6 Milyar TL

Türkiye geneli nüfus, yaş grubu, cinsiyet ve meslek açısından örnekleyen 26 ilde, Ağustos 2008’de 1536 kişi ile birebir görülerek yapılan çalışma, yılda 6 milyar liranın üzerinde bir kaynağın oyun sektörüne aktarıldığını gösterdi.

İşte araştırmadan çıkan çarpıcı sonuçlar:

• Türk halkı şans oyunlarına bir aylık dönemde ortalama 6 saat 6 dakika ayırıyor.

• Ayda ortalama 8 kez internette paralı oyunlar oynuyor, 7 kez at yarışına, 7 kez iddaa’ya para yatırıyor. Yasal 18 yaş sınırının altında kalan kişilerin yarısından fazlası şans oyunları oynuyor.

• Türk halkının yüzde 9’u şans oyunlarına ayda 150 lira ve üzerinde harcama yapıyor.

• 150 lira ve üstündeki parayı şans oyunlarına yatıran grubun yüzde 35,6’sı 2008 yılındaki açlık sınırı olan 730 liralık gelire sahip.

• Türkiye genelinde şans oyunları oynayanların tamamında, açlık sınırındaki kitle yüzde 3,2’lik payı oluşturdu. Dört kişilik bir ailenin yeterli beslenebilmek için bir ay boyunca yapması gereken asgari harcama tutarını gösteren açlık sınırındaki kitlenin, aylık kazancının en az yüzde 15’ini (109 TL) şans oyunlarına yatırdığı görüldü.

• İnternetten paralı oyun oynayanlar ayda 143 lira, at yarışı oynayanlar 64 lira, sayısal oyunlar oynayanlar 26 lira, Spor Toto oynayanlar 13 lira, Hemen Kazan oynayanlar 10 lira, piyango alanlar 3 lira harcadı.

• Hiçbir geliri olmayan ev hanımı, öğrenci grubu şans oyunlarına ayda 23,5 lira veriyor.

• Saha araştırmalarında kamuoyunun aklına gelen ilk oyun yüzde 38,5 ile Sayısal Loto, yüzde 28,7 ile piyango, yüzde 16,8 ile iddaa oldu.

• Son bir yıl içinde herhangi bir oyun oynayanların oranı %67,3 olarak tespit edildi. Marka sadakatinin en yüksek olduğu oyunlar, iddaa ve at yarışı olarak sıralandı.

• Şans oyunlarına yönelenlerin yüzde 46,1’i para kazanma, yüzde 20,3’ü şansını deneme, yüzde 19,9’u eğlenme gerekçelerini gösterdi.

18 Yaş Altı Alarmı

• Anket çalışması, yasal 18 yaş sınırının altında kalan kişilerin yarısından fazlasının şans oyunları oynadığını ortaya çıkardı. Küçükleri sırayla Sayısal Loto, piyango, iddaa ve Hemen Kazan oynadıkları görüldü. İnternetten paralı oyun oynayanlar ise 18-35 yaş grubunda yoğunlaştı.

• Yüzde 24’ü okul iş veya okul çevresindeki insanlarla birlikte oynadığını söylerken, yüzde 90’ı oyun oynamak için işten veya dersten zaman çalmadığını ifade etti.

• Şans oyununa ilgi gösterenlerin yüzde 63’ü eğlenmek için oynadığını beyan ederken, yüzde 30’u borç ödemek için talih oyunlarını tercih ettiğini beyan etti. Borç ödemek için şans oyununa yönelenlerin yarısından fazlasını 18-44 yaş arasındaki evli erkekler oluşturuyor.

• Şans oyunu oynayanların ikramiyeleri sırasıyla, iddaa (yüzde 34-35), Milli piyango (yüzde 18) ve Sayısal Loto’dan (yüzde 17,6) kazandıkları belirlendi.

• Oyun oynayanların yüzde 8’i yeni arkadaşlar edindiğini söylerken, arkadaşlık edinmeye en fazla iddaa oyununun aracılık ettiği görüldü.

Bu yazı CHIP dergisinin Temmuz 2010 tarihli sayısının eki olan “Herkes internette Para Kazanabilir” kitapçığından alınmıştır.

İddaa oynuyorsanız ve iddaa kuponu yaparken kullanılabilecek taktikleri merak ediyorsanız:

İddaa Bahis Sistemi Kitabı İlginizi Çekebilir!

Sorularınızı ve görüşlerinizi yorum yazarak bildirebilirsiniz.

Ortak Ticaret

İnternette Şans ve Bahis Oyunları
Çarşamba, 14 Tem 2010 yorum yok

Spor Bahislerinde Altın Kurallar

Altın Kural 1 : Paranızı sadece kaybından dolayı üzülmeyeceğiniz bahislere yatırın. Spor bahislerini sakin ve objektif bir şekilde analiz edebilmek için baştan en kötü ihtimali hesaplamak lazım. Baskı altında ya da borçlarından kurtulmak için bahis yapanların çoğu kaybeder.

Altın Kural 2: Bilgi Güçtür. Bu kural, spor bahisleri için de geçerli. Piyango kurallarına aykırı spor bahislerinde tüm sonuçları tahmin edebilme imkanı vardır. Önceden bilgi toplayan oyuncuların bahsi kazanma ihtimali çok daha yüksektir.Örnek olarak takımların önceki maçlarına bakabilirsiniz, sakat oyuncu olup olmadığını öğrenebilirsini, antrenör hakkında bilgi toplayabilirsiniz vb. Tüm bu kriterler oyunun sonucunu tahmin edebilme yönünden yol gösterici. Bundan dolayı, müsabakadan önce bu sorulara biraz vakit ayırmanız doğru olacaktır. Spor dalında istatistiklere genel olarak inanabilirsiniz, ama tabii ki bazen istatistikler de yanıltabilir. Bahisçiler boşuna favori veya kaybedeceği varsayılan takımlardan bahsetmiyorlar.

Altın Kural 3: Düşük bahis oranları kaybetme riskini azaltıyor ama kazanç miktarı da bu oranlarla gayet tabii olarak pek yüksek olmuyor. Bundan dolayı az olan kazanç miktarı yatırdığınız paraya değer mi diye bir düşünmek lazım. Bir çok spor bahisçisi yüksek miktarlarla (bahis oranları düşük olan) favorilere para yatırıyor. Yalnız favoriler de bazen insanı yanıltabiliyor, düşük kalite bahis oranlarına aldanmamak lazım.

Altın Kural 4: Her zaman bookie (bahisleri kabul eden bayi)’lerin bahis oranlarına güvenmemek gerek. Çok kez oyuncu veya takımların performansına uymayan bahis oranları belirlenebiliyor. Fazla tanınmayan müsabakalarda mesela favorilere çok yüksek bahis oranlarının verildiği bile oluyor. Uzun lafın kısası: Bilgi edinmek gerek.

Altın Kural 5: Aslında bahis yaparken tarafsız olmak gerek. Özellikle tuttuğunuz takımın müsabakalarına dikkat etmeniz gerek çünkü çoğu taraftar böyle karşılaşmalarda objektif kalmakta zorlanıyor.

Altın Kural 6: Dostluk maçlarından uzak durmak gerek çünkü bu karşılaşmaların sonuçlarını kestirebilmek çok zor. Oyuncuların nasıl oynayacağını veya antrenörün değerli oyuncuları oynatıp oynamayacağını bilemeyiz. Kupa oyunlarında bazen düşündüğümüzden farklı neticeler alınabiliyor. Favorilerin kaybetmesi ve güçsüz zannedilen takımların çok yükseklere çıkması nadir görülen bir olay değil.

Altın Kural 7: Sadece bir bahis şirketinde bahis yapmayın, en iyi online bahis sitelerinde bahisler açın. Bu şekilde açtığınız hesapları göz önünde tutabilirsiniz ve bahis yapma kararınızı verdiğiniz zaman farklı sitelerdeki oranları kıyaslayıp en yüksek oranı veren sitede bahsinizi yatırabilirsiniz.

Bu yazı CHIP dergisinin Temmuz 2010 tarihli sayısının eki olan “Herkes internette Para Kazanabilir” kitapçığından alınmıştır.

İddaa oynuyorsanız ve iddaa kuponu yaparken kullanılabilecek taktikleri merak ediyorsanız İddaa Bahis Sistemi Kitabı‘na bakabilirsiniz.

Sorularınızı ve görüşlerinizi yorum yazarak bildirebilirsiniz.

Ortak Ticaret

Alışveriş Yapmadan Önce Fiyat Araştırması Yapın
Salı, 13 Tem 2010 yorum yok

Alışveriş Yapmadan Önce Fiyat Araştırması Yapın

Daha önce Market Alışverişinizi Nasıl Daha Ucuza Getirebilirsiniz? konusunda “Marka tercihlerinize dikkat ederek aynı kalitedeki ürüne daha fazla ödemeyin, alışveriş listesi hazırlayarak sadece ihtiyacınız olan ürünleri satın almaya özen gösterin ve fiyat araştırması yaparak hangi ürün nerede daha ucuz ise oradan alışveriş yapın.” Şeklinde tavsiyelerde bulunmuş fakat Fiyat Araştırmasının detaylarına inememiştim.

Fiyat Araştırması Yapın: Fiyat araştırması yapmaktan çekinmeyin. Neden Bakkalları Değil De Zincir Marketleri Tercih Ediyoruz? konusunda da size zincir mağazaların ucuz olmadığını ucuz fiyat imajına sahip olduklarını söylemiştim. Çünkü gerçekten ucuz değiller sadece ucuzluk imajındalar.

Öncelikle hiçbir en ucuz benim demesin. Her marketin diğerlerine oranla çok fahiş fiyatlara sattığı ürünler var. Genel anlamda şu market ucuz diyemiyorum. Kimisi biz izsin için fiyatları araştırıyoruz ya da en ucuz biz dese de mağazalarındaki tüm ürünleri değil sadece ucuz olan ürünleri yayınladıkları için gerçekçi olmuyor.

Hafta sonu şehir dışındaydım ve susadığım için su almak istedim. Önüme ilk gelen zincir marketlerden birine ait ekspres marketlerden biri oldu. Markete girdim ve bir adet Erikli marka 500 mililitrelik su aldım kasaya gelince 60 kuruş olduğunu görünce gözlerime inanamadım çünkü mahalle bakkalımızda 35 kuruşa satılan suyun aynısına neredeyse iki katına varan bir ücret ödemiştim. Daha sonra bu konuyu bakkalımıza söyleyince suyun maliyetini 23 kuruş olduğunu öğrenince şaşkınlığım bir kat daha arttı. Bakkal amcamız ortalama %20 kârla çalıştığını fakat sezonluk ürünlerde bazen %50ye kadar çıktığını söyledi fakat zincir marketimiz bu tür ürünlerde %160’lara varan kâr payları ile çalışıyor.

Su diyip geçmeyin çünkü benzer bir durumu bir iki ay önce şampuan alırken de yaşamıştım. Zincir marketlerde 10,50-12,00 TL olan şampuanı yine bakkaldan 8,50 TL’ye almıştım. Burada da %40a varan bir fiyat farkı vardı. Bu fark bakkal ile zincir marketler arasında idi. Marketler arasındaki fiyat farkı ise %20-25 arasında değişiyordu. Aynı şekilde Servis marka ikiyüzlü peçete bir market zincirinde 1,40 TL iken 4-5 mağazalı bölgesel bir markette 1 TL idi. Fiyat farkı %40!

Bir diğer örnek ise özellikle hazır piliç ve piliç ürünlerinde dikkatimi çekti. Yaşadığım şehirdeki bir şarküteri de tanınmış markalara ait piliç ve piliç ürünleri etiket fiyanın %30-40 altında satılıyor fakat zincir marketlerde etiket fiyatından ya da %10 altından satılıyor.

Fiyat farklılıkları bu kadar oynayınca Damlaya damlaya göl olur mu diye düşündüm. Ardından bir hafta sonu fiyat araştırması için 4-5 farklı marketi dolaştım ve çarpıcı sonuçlarla karşılaştım. Bu araştırmayı yaparken çeşitli ürünlerden aynı marka ve aynı ebatta olanlardan oluşan küçük bir alışveriş listesi oluşturdum. Sonuçlar değişken idi. Fakat aylık alışveriş için ortalama %20lik fiyat farkı yakalanabiliyor.

Aylık market bütçeniz en kötü ihtimalle 100 TL olsa düzgün bir fiyat araştırması ile bu faturayı 80TL’ye indirmeniz mümkün. Çok iyi biliyorum ki aylık market masrafı 200-500 TL arasında oluyor ve fiyat araştırmasıyla aynı ürünleri satın alsanız bile aylık 40-100 TL arasında bir tasarruf sağlayabilirsiniz.

Tabi bu tasarruf çalışması için zaman ihtiyacınız olacak. Bu zamanı ayırabiliyorsanız kesinlikle Fiyat Araştırması yapılmalı. Üstelik bu araştırmaya mutlaka mahalle bakkalınız da eklemeyi unutmayın.

Sorularınızı ve görüşlerinizi yorum yazarak bildirebilirsiniz.

Ortak Ticaret

Market Alışverişinizi Nasıl Daha Ucuza Getirebilirsiniz?
Pazartesi, 12 Tem 2010 yorum yok

Market Alışverişinizi Nasıl Daha Ucuza Getirebilirsiniz?

Market alışverişleri aile bütçesinde azımsanmayacak bir yere sahiptir. Çoğu hesabını bilen aile de bu alışverişi yaparken tedbirli davranmak zorundadır. Çünkü aybaşında aldıkları maaş ile ay sonuna kadar geçinmek zorundadırlar ve kiradan tasarruf edemeyecekleri için tükettiklerinden tasarruf etmek zorundadır. Atlarımız boşuna “İşten artmaz, dişten artar.” dememişler.

Peki bu alışverişi daha ucuza getirmek için neler yapılabilir. Şimdi onlara bakalım:

Marka Tercihlerine Dikkat: Sadece markasından dolayı tükettiğiniz ürünleri tüketmekten vazgeçerek aynı kalitede daha ucuza satılan ürünleri kullanmaya başlayabilirsiniz. Tasarruf edelim derken damak tadınızı da bozmaya gerek yok. Bu yüzden en ucuza yönelmeden önce kullandığınız marka dışındaki ürünlerin en küçüğünden kullanarak diğer markalara da bir şans verin ve onarlı da test edin. Böylelikle kalite standardınızı düşürmeden daha ucuza mal edebileceğiniz ürünler bulma şansınız olacaktır. Gıda ürünlerini tercih ederken lezzet farkını da göz önünde bulundurun. Ucuz olan ürün sizi zehirlemez çünkü pahalı olan ürünle aynı standart şartları sağlayabildiği için üretimine ve satışına izin veriliyor.

Alışveriş Listesi Yapın: Alışverişe çıkmadan önce ihtiyaçlarınızı belirleyecek sadece ihtiyacınız ürünlerin yazılı olduğu bir alışveriş listesi hazırlayın. Bunu bir seferde oturup hazırlamak zor olabileceği rahatça ulaşabileceğiniz bir yerde kağıt kalem bulundurun ve aklınıza geldikçe ya da tükenmeye başlayan ve almanız gereken ürünleri bu listeye not alın. Böylelikle ürün zenginliği ile sizi büyüleyen zincir marketlerden ihtiyaç olmayan ürünleri almanıza gerek kalmadan sadece ihtiyaçlarınızı satın alacağınız için kasadaki ödeme miktarı da düşecektir.

Üçüncü ve son madde ise fiyat araştırması yapmaktır. Bu konuya detaylıca değineceğim için burada kesiyorum.

Sonuç olarak marka tercihlerinize dikkat ederek aynı kalitedeki ürüne daha fazla ödemeyin, alışveriş listesi hazırlayarak sadece ihtiyacınız olan ürünleri satın almaya özen gösterin ve fiyat araştırması yaparak hangi ürün nerede daha ucuz ise oradan alışveriş yapın.

Sorularınızı ve görüşlerinizi yorum yazarak bildirebilirsiniz.

Ortak Ticaret